Page 5 - NHABER 37. SAYI

 

 

 

 

 

Page 5 - NHABER 37. SAYI
P. 5

ÖZÜNSÖZÜ






 Bir Musibet, Bin Nasihat…




 2016 yılı Aralık ayı içerisinde Ekonomik Kalkınma   20 Kasım 1989  yılında, 194  ülkenin temsilcisi,   özel oturumlar (FuckUp Nights-İş Batırdım Geceleri)
 ve İşbirliği Örgütü-OECD’nin üç yılda bir hazırladığı   “Çocuk Hakları Sözleşmesi” ne imza attılar. En fazla   düzenleniyor. İş insanları kendilerini dinlemeye
 Uluslararası  Eğitim  Değerlendirme  Testi,  PISA  ülkenin imzaladığı insan hakları sözleşmesi olma   gelen kalabalık bir dinleyici topluluğu ile her biri ayrı
 sonuçları açıklandı. 72 ülkeden 15 yaş düzeyinde 540   özelliği taşıyan bu belge çocukların sahip olduğu   bir ders niteliğinde olan başarısızlık tecrübelerini
 bin öğrencinin katıldığı PISA değerlendirmesinde,   temel hakları içermektedir ve “eğitim alma” hakkı bu   paylaşıyorlar. Yine son günlerde aynı akımla bağlantılı
 matematik, fen bilimleri ve okumada her 100   sözleşmenin en önemli maddelerinden bir tanesidir.   olarak ülkemizde yayınlanmış olan güzel bir eser var:
 Türk öğrenciden ancak 1.6’sı yüksek performans   Eğitim vazgeçilemez bir hak olmasına rağmen   Özlem Gürses  Tatar tarafından kaleme alınmış olan
 gösterebildi. Türkiye üç branşın ortalamasında 2012’ye   yapılan uluslararası değerlendirmelerde tespit edilen   “Bazen Olmaz-Başarısızlık Hikayeleri”. Kitapta her biri
 göre 7 sıra gerileyerek 72 ülke arasında 50.sırada yer   başarısızlık ülkemiz adına son derece üzücüdür…  kendi alanında çok değerli ve ünlü ismin ilk ağızdan
 aldı ve rapora göre tüm alanlarda OECD ortalamasının   Eğitimin varlığı kadar hatta belki de daha fazla önemli   anlattıkları başarısızlık hikayeleri var. Aslında herkesin,
 altında kaldı.  Türk öğrencilerin %31.2’si en düşük   olan verilen eğitimin kalitesidir. Çocukların eğitim   her işletmenin geçmişinde başarısızlıklar olmuş ve
 puanı alanlar kategorisinde yer aldı. Bu oran OECD   alıyor olması, onların ülkenin ihtiyaç duyduğu nitelikli   gelecekte de olacaktır. Asıl başarısızlık ise yaşanan
 üyesi ülkelerde ortalama %13 olarak açıklandı. Ortaya   insanlar olarak yetişmesine sadece temel bir basamaktır.   başarısızlıklardan bir ders almadan yoluna devam
 çıkan  sonuçlara göre Türkiye’nin 2006  yılında  yapılan   Eğitimin niteliği iyi olmadığı sürece nicelik fazla bir   etmektir. Önemli olan alınan dersi gelecek nesillere
 testlerde göstermiş olduğu başarı seviyesine geri   anlam taşımamaktadır. PISA değerlendirmelerinde de   tecrübe olarak aktarabilmektir.
 döndüğü tespit edildi.
 bu durum açıkça ortaya çıkmıştır.   Temeli olmayan başarının, haksız kazancın, kontrolsüz
 Pek çoğumuzun gazetelerden olağan bir konu   Son 10 yılda dünyanın en değerli şirketleri, teknoloji   gücün fazlasıyla önem arz ettiği ve her şeyin bu değerler
 olarak okuduğumuz bu haberin gerektiği ilgiyi   şirketleri (Apple, Google, Facebook, Microsoft vb)   etrafında sürekli değiştiği bir dünyada dürüstlük,
 çekmediği görüşündeyim. Oysa bu kadar teknolojik   olarak ön plana çıkıyor. Sanayi 4.0 devrimi, eğitimde de   güvenilirlik ve tevazu gibi değişmeyen değerler
 gelişmenin yaşandığı dünyamızda, ülkemiz eğitim   ülkeleri çok farklı noktalara taşıyor. Ülkemizde maalesef   de var. Hem toplumsal hem de bireysel anlamda
 sisteminde yaşanan bu  10 yıllık gerileme son derece   deneme-yanılma kısır döngüsü içerisinde süregelen   başarısızlıklarımızı kabul edebilecek kadar tevazu sahibi,
 düşündürücü…  paylaşabilecek kadar dürüst ve başarısızlıklarımızdan
 eğitim politikası güncel dünya uygulamalarının
 Atatürk, Eylül 1924’te Samsun’da öğretmenlere yaptığı   uzağında kalmaktadır. Bu nedenle de ülkemizi   ders alarak geleceği şekillendirebilecek kadar öngörülü
 konuşmasında şu çok önemli teşhis ve tespitte bulunur:  ileriye taşımak için ihtiyaç duyulan nitelikli iş gücünü   olabilmek dileğiyle…
 oluşturmak giderek daha zor bir hale gelmektedir.   “Biz her zaman olduğu gibi, Nüve olarak çalışmaya,
 “Eğitimdir ki bir milleti ya hür, bağımsız, şanlı, yüksek
 bir toplum halinde yaşatır veya bir milleti kölelik ve   Üretim yapsın ya da yapmasın tüm işletmelerin eğitimle   üretmeye, öğrenmeye, geliştirmeye ve değer yaratmaya   Beril İZGİN
 yoksulluğa terk eder.”  ilgili önemli görevleri olduğu inancındayım. Nitelikli   devam edeceğiz…”   Genel Müdür

 Yine o yıllarda dile getirdiği şu cümle ise günümüze   iş gücü yaratmak devletin olduğu kadar işletmelerin
 de ışık tutacak öngörüdedir: “Geleceğin savaşı beyin   de sorumluluğu. Bu nedenle eğitim, işletmelerde ana
 savaşı olacaktır. Bu savaşın zaferi eğitim yoluyla   süreçlerden biri olarak kabul edilmeli ve sonu olmayan
 kazanılacaktır...”  bir  proses olarak  tasarlanmalıdır. Sürekli  gelişim  ve
 ilerleme ancak bu şekilde sağlanabilir.
 Eğitim, bir toplumun gelişmesinde ana yapı taşıdır. Cahil
 kalmış  bir toplumdan  gelecekle ilgili bir beklentide   Sektörle  ilgili  gelişmeler  ve  başarılı  uygulamalar
 bulunmak anlamsızdır. Eğitim demek yetişmiş insan,   çoğu zaman en önemli eğitim kaynakları olarak
 nitelikli iş gücü, üretimde artış, teknolojide gelişme,   kabul edilir. Son yıllarda ise çok etki yaratan yeni ve
 toplumsal refah demektir. Bu nedenle gerek ülke   farklı bir eğitim akımı var:  “Başarısızlıklardan ders
 genelinde gerekse işletmeler bazında yapılacak en   çıkarma”. İş hayatının içinden farklı konuşmacıların
 önemli yatırım, insana yapılan yatırımdır.   katıldığı ve yaşadıkları başarısızlıkları paylaştıkları












 Nhaber 04                                                                                                             Nhaber 05
   1   2   3   4   5   6   7   8   9   10